Pervin Buldan: Gezi eylemlerinde çözüm karşıtlığı vardı

0
450
Pervin Buldan,

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan Gezi Parkı eylemlerinin, ‘çözüm süreci’ne olan etkilerini  “Atilla Güner’le Akşam Postası”na değerlendirdi. “İsteseydik biz de kendi kitlemizi sokaklara dökerdik” diyen Buldan “eylemlere müdahil olmak istemediklerini” belirtti.

Çözüm sürecinde gelinen noktayı değerlendirmek için BDP Milletvekilleri ve Adalet Bakanlığı bürokratları bir araya geldi. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile Grup Başkan Vekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken’in olduğu toplantı, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın katılımıyla gerçekleşti. Görüşmede çözüm sürecinin ikinci aşaması olarak adlandırılan yasalar değerlendirildi.

Gezi Parkı eylemleriyle birlikte gündemin ilk sırasındaki yerini kaybeden ‘çözüm süreci’nde gelinen noktayı ve eylemlerin sürece etkisini “Atilla Güner’le Akşam Postası”na katılan BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan değerlendirdi.

Atilla Güner: İktidar kendisine yönelen  protestolar ve toplumsal hareketten dolayı nasıl bir ruh halinde? Kazlıçeşme’deki mitingde “bölücü başı ve terörist başı” ifadeleri hükümetle müzakerede ele alındı mı?

Pervin Buldan: Dil ve üslup meselesi bizim sürekli gündemimizde olan bir mesele. Sonuçta müzakere süreçlerinde her iki tarafın da birbirini rencide etmeden, birbirini kırmadan, diline ve üslubuna dikkat ederek konuşmalar yapmaları bizim açımızdan önemli. Sonuçta biz kendi cephemizden bunlara dikkat edebiliyorsak hükümet cephesinin de bunlara dikkat etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gezi meselesiyle birlikte demokratik çözüm sürecinin ikinci bir plana atılmasını parti olarak da halk olarak da Kürt halkı olarak da doğru bulmadığımızı ifade ettik. Tamam, Gezi olayları yaklaşık 20 gündür Türkiye’nin öncelikli bir gündem maddesi haline geldi. Önemli bir meseleydi çünkü  toplumsal bir refleks oluştu Türkiye açısından. Şimdiye kadar insanlar sürekli bir baskı ve şiddete maruz kaldılar ve Gezi olayları  bir kırılma noktasıydı aslında. Bunun müzakere sürecini, barış ve çözüm sürecini ikinci plana atmaması gerektiğini ifade ettik. Tabi hükümet cephesinden de kaygılar var. Sonuçta sadece Gezi Parkı’nda değil bu olaylar biliyorsunuz, Türkiye’nin her yerine yayılmaya başlayan bir süreç. Belki bugünlerde biraz daha asgari düzeyde bir çatışma yaşanıyor ama sonuçta insanlar Gezi Parkı’yla birlikte, oradaki eylemle birlikte şimdiye kadar içlerinde yaşadıkları bütün o biriken öfkeyi biriken kini dışarıya vurmaya çalıştılar. Bu önemli bir meseleydi ama Kürt sorununun önüne geçecek bir mesele olmaması gerekiyor.

Atilla Güner: Beşir Atalay bugün Van’da “Bu işlerin içinde bulunan ve analizleri iyi yapanlardan biri olarak diyorum ki; bu olayların, Gezi Parkı ve diğer olayların çözüm sürecini engellemeyle büyük ilgisi vardır. Bunu bilin” dedi. Bu görüşe ne diyorsunuz?

Pervin Buldan: Farklı şeyler düşünmüyoruz, sonuçta Gezi eylemi tamam iyi bir şeydi, iyi bir eylemdi, iyi bir direnişti ama  Taksim’in dışında  özellikle de Ankara, İzmir ve Çukurova bölgesinde geliştirilen eylemler, etkinlikler biraz daha farklı kesimlerin hem barış sürecini gölgelemeye yönelik hem de kendi emellerini, kendi arzularını ortaya koymak açısından farklı yönlere çekilmeye çalışıldı. Ama parti olarak bu oyunun içerisine girmek istemedik. Bu oyunlara alet olmak istemedik. İsteseydik aslında Gezi süreciyle birlikte biz de kendi kitlemizi kendi insanlarımızı her yerde sokaklara, meydanlara indirip, taleplerimizi tekrar dile getirebilirdik. Ama bu sürece çok da müdahil olmak istemedik doğrusu. Gezi Parkı, Gezi olayları bizim milletvekilimiz Sayın Sırrı Süreyya Önder tarafından başlatılan bir eylem. Gezi Parkı’nı bunun dışında tutuyorum, söylediklerimin dışında tutuyorum. Taksim’i bunun dışında tutuyorum. Ama diğer tarafta yapılan bütün eylemler süreci bozmak adına bir şey olabilir diye düşünüyorum ben.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here