Ana sayfa Ada'dan Haberler Madam Marta Koyu’nda kamp yapanlara polis hangi suçtan ceza yazdı?

Madam Marta Koyu’nda kamp yapanlara polis hangi suçtan ceza yazdı?

463
0
PAYLAŞ
Polis, Madam MArta Koyu'nda kamp yapan gençlerin kimliklerini kontrol etti. CEza kesti

Adalar Emniyeti’nin operasonlarına bir yenisi daha eklendi. İlçe polis ekipleri erken  saatlerinde Burgazada Madam Marta Koyu’nda 34 çadıra operasyon düzenledi. Burgazada sakinlerinin zaman zaman tartıştığı ve şikayetçi olduğu , güzel koydaki grupların çadırları söküldü, idari para cezaları kesildi.

madam Marta Koyu, Burgaz’ın batısında yer alıyor. Yassıada ve Sivri adaya bakan koy, gençlerin kamp yaptığı mekanlardan

Polis helikopteri ve Deniz polisinin de destek verdiği operasyona 80 polis katıldı. 57 kişinin Genel Bilgi Tarama (GBT) sisteminde sorgulaması yapıldı.  34 çadır arandı. 37 kişiye orman kanununa muhalefetten işlem başlatıldı. 54 kişiye 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefetten 88’er lira para cezası kesildi. 1 kişi ruhsatsız silah bulundurmaktan, 1 kişi uyuşturucu madde bulundurmaktan, 4 kişi ise yoklama kaçağı olmaktan gözaltına alındı.

Madam MArta Koyu’nda gün batımı her zaman keyif verici bir görüntü oluşturur

İŞTE ORMAN KANUNU’NDAKİ  MADDE: 

Madde 76 – (Değişik : 4/7/1995 – 4114/1 md.) a) Devlet ormanlarında; Orman İdaresince belirlenen konak yerlerinden başka yerlerde gecelemek, b) Ormanlarda izin verilen ve ocak yeri olarak belirlenen yerler dışında ateş yakmak veya izin verilen yerlerde yakılan ateşi söndürmeden mahalli terketmek, c) Ormanlara sönmemiş sigara veya yangına dolaylı olarak yol açabilecek madde atmak, d) Ormanlara dört kilometre mesafede veya bu Kanunun 31 inci ve 32 nci maddeleri kapsamına giren köyler hudutları içinde anız veya benzeri bitki örtüsü yakmak, Yasaktır.

MADAM MARTA KİMDİR?

Bercuhi Berberyan, ‘Burgazada Sevgilim…’ kitabında onu şöyle anlatır:

“Marta, adanın en ilginç ve en sıra dışı kadınıydı. Yaz, kış denize çıplak girerdi. Bir dolu dikizcisi olmalı ki, herkes bilirdi bunu. İplemezdi Marta… Deniz onun canıydı… İbadet eder gibi yüzerdi, meditasyon yapar gibi… Çocuğunun doğum sancısı bile denizdeyken gelmiş, bıraksalar suda doğururdu belki de…”

Mısır asıllı bir Hıristiyan’dı Marta. Eşi Ermeni. 1920 yılında Mersin’de dünyaya gelen Marta, Osmanlı Bankası Müdürü babasının tayini üzerine çocuk yaşta İstanbul’a gelmişti. St. Benoit Lisesi’ni bitirdikten sonra 1921 yılında Sovyet Devrimi’nden kaçarak ilk bale okulunu açan Lydia Krassa Arzumanova’nın öğrencisi oldu. Türkiye’nin ilk balerinlerindendi. Evlenip Burgazada’ya yerleştikten sonra kendisini doğaya ve denize adadı.

Madam Marta, koya adını veren güzel bir kadındı

Evi Aya Nikola meydanındaydı ama o zamanının çoğunu daha sonra kendi adıyla, Marta Koyu olarak anılacak koydaki eski soda üreticilerine ait kulübede ve denizde geçirirdi. Öyle ki, dost ve konuklarını bile kulübenin önündeki incir ağacının altına kurduğu sofrada ağırlardı. Koyun temizlik ve bakımını hiç gocunmadan kendisi yapardı. Doğum sancısı bile koyda yüzerken tuttu ve bir motorla hastaneye yetiştirildi.

Su perisi gibiydi Marta. Yaz kış soğuk suyla yıkanır, karda bile çorapsız gezerdi. Yağmur sularını biriktirir her yağmurdan sonra, “Biraz Allah suyuyla yıkanayım” diyerek evine koşardı. Ortada henüz modası bile yokken; uzun saçlarına alından sıkma bandanalar bağlar, tahta bilezikler, kocaman halka küpeler takar, ayak bileğini halhallarla süslerdi. Her akşam rengarenk giysiler ve pareolarla iskeleye inip eşini karşılardı.

Adalılarla çok iyi dostluklar geliştiren ve yardımsever kişiliğiyle hâlâ hatırlanan Marta’nın çok yürek yaktığı söylenir. Ancak tüm çılgınlığına ve vurdumduymazlığına rağmen, belli ki hassas bir yapısı varmış. 80’li yılların başında “Artık rahat edersiniz…” notunu bırakıp, intihar etmiş Marta…

Burgazadalılar onun çok sevdiği koyu bugün de Marta Koyu diye anmaya devam ediyor.

Gezginler

BİR CEVAP BIRAK