Ana sayfa Adadan Haberler Cengiz Erdil Yazıyor: İstanbul’un nüfusu ne zaman 50 milyon olacak? İşte o...

Cengiz Erdil Yazıyor: İstanbul’un nüfusu ne zaman 50 milyon olacak? İşte o tarih!

738
0
PAYLAŞ

CENGİZ ERDİL

 

“Alacağın olsun, seni İstanbul seni, sürgünler mahpuslar diyarı…” Çilekeş şair Enver Gökçe’nin bir dizesi böyle… Şairler, İstanbul’u sevip övdükleri kadar,  sitem de etmişler. Ben öyle sitem edecek falan değilim. Tam tersi İstanbul’a borçluyum.  Kenti bildiğimi de söyleyebilirim.  Yarım ağız yazıyorum çünkü İstanbul gibi büyülü bir kentin içinden çıkılmaz yanları vardır. Kenti yalnız da dolaştım, hercai arkadaşlarımla da. Hatta işim gereği uzmanlarla daha çok gezdim. Tarihi Yarımada’nın adı var kendisi yok hanlarının, çıkmaz sokaklarının, sur diplerinin izini sürdüm. Sokaklarını arşınladım.

Sonra mı?  Kirli Harry gibi yıllarımı geçirdiğim kente artıklarımı bırakıp bir Ege kasabasında soluğu aldım.

Kirli Harry gibi yıllarımı geçirdiğim kente artıklarımı bırakıp bir Ege kasabasında soluğu
aldım.

 Bu Kirli Harry de kim? Diye sorarsanız, yıllar önce ABD’de bilim insanları, bir insanın doğumdan ölüme kadar dünyaya neler bıraktığını hesaplamışlar,  bir filmin de kahramanından esinlenip, “Kirli Harry geride neler bıraktı? “ diye çetele tutmuşlar.

7 bin yıllık tarihi içinde insanların İstanbul’a ettiklerinin çetelesi mi? Aklına bile getirme işin içinden çıkamazsın… Coğrafyasına kurban olduğumun kenti, tarihte hep kalabalıktı. İlk kurucuları gerçi yönü şaşırıp Körler Ülkesine yani Kadıköy’e çıkmışlardı ama bakar görenlerin kurduğu Haliç çevresi de öyle kalabalık nüfusa uygun değildi. Kent büyüdükçe insanlar darı misali çevreye yayıldı, her tepede, her koyda yerleşim yerlerim yerleri bitiverdi.

Kalabalıklar tarih boyunca İstanbul’un sorunuydu. Bizans ve Osmanlı zamanında her önüne gelen, elini konulu sallaya sallaya bu kente giremezdi. İpin ucu Osmanlı’nın son döneminde gelen göçmenlerle kaçtı. İstanbul her milletten insana kucak açtı ve de Anadolu İstanbul’a aktı.

Vahşi Kapitalizmin plansız uygulamaları, ucuz işgücü arayışı, her Anadolu kent ve kasabasının İstanbul’da bir mahalle oluşturmasına neden oldu. Gecekondular kenti sarıverdi. Nüfus 5, sonra 10 milyonu geçince övünen yöneticiler gördü bu kent. 

Şimdi İstanbul’un nüfusu 15 milyon. Gelip gideni, kalıcı misafirleri, göçmen ve kaçaklarla bu nüfusun 17 milyonu bulduğunu söyleyebilirim.

İstanbul nüfusu 20 yıl içinde 50 milyon olur mu?

Kanal İstanbul, böyle tanıtılmıştı

Olur… Kent nüfusunu 2-3 kat büyütecek bir proje gündemde Kanal İstanbul. Bu projenin mimarı  Belediye Başkanı iken İstanbul’a girişlerde vize uygulaması isteyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Nereden Nereye?  Geçenlerde haberi çıktı. Kanal İstanbul’un geçeceği güzergahta  arazi satışlarını organize eden bir çete ele geçirilmiş. Bu gösteriyor ki; İstanbul’da ağır bir yapılaşma Trakya yönünde olacak. Trakya’da tarımı unutun . Çatalca manda kaymağı, Edirne Peyniri, Kestane balı,  hububat tarımı biter.  İstanbul’un nüfusunun Kuzey ormanlarının imhası ve Kanal projesiyle gelecek 20 yılda nüfusunun 30 milyona dayanacağı hesapları yapılıyor. Ben burada yazıyorum; 50 milyon diyorum.

Bir çıktı proje; Pendik’e 3 ada geliyor

Bir uçuk proje daha var., Pendik sahillerine kara bağlantılı 3 ada kondurulacakmış. Deniz doldurularak, marinalar ve gezinti alanları yapılacakmış.

Pendik sahilindeki üç adanın ismi belli değil. Konsepti, ticaret ve günü birlik ziyaret

Oldu olacak Büyükada bağlantılı bir de karayolu olsun!  Bu projeyi öneren mimarın ve belediye başkanının hemen karşıdaki Değirmendere ve Gölcük sahillerine bakmasını öneririm. 1999 depreminde dolgu alanlarının nasıl büyük zarar gördüğü ortada. İstanbul’da Marmara denizi kaynaklı bir depremin önce  sahilleri vuracağını bilmeyen yok.  

İstanbul artan kalabalığa yetmeyecek. Tarihi kent  bu kadar nüfusu taşıyamaz. İstanbul’a uzaktan değil, televizyondaki  reklamlara  bakan bir Anadolu insanı herhalde şunu düşünüyordur; “ Bu kadar apartman, gökdelen, site ve de AVM.. Bir gün orta yerinden çatlayacak bu İstanbul.”

İstanbul yazılarımız devam edecek.

 

 

BİR CEVAP BIRAK